Oyun terapi odasında bulunan her oyuncak aslında çocuğun iç dünyasına açılan bir kapıdır. Örneğin; asker oyuncaklarına çoğunlukla öfkesini ifade etmekte zorlanan, kontrol ihtiyacı hisseden ya da güvensizlik yaşayan çocuklar yönelebilir. Savaş oyunlarıyla içsel çatışmalarını dışa vurabilir, güç ve zayıflık temalarını çalışabilir. Terapide bu oyunlar, saldırganlığın güvenli şekilde boşaltılmasına ve duyguların düzenlenmesine katkı sağlayabilir.
Bebek oyuncaklarını ise ilgisiz kaldığını hisseden, kardeş kıskançlığı yaşayan ya da bakım ihtiyacı yüksek çocuklar tercih edebilir. Bebekle ilgilenerek kendi ihtiyaçlarını sembolik olarak ifade edebilir. Bazen anne rolüne girerek bakım verme deneyimini yaşayabilir, bazen de bebek rolüyle sevgi ve ilgi arayışını gösterebilir. Bu süreç, çocuğun duygusal ihtiyaçlarının görünür olmasına ve iyileştirici bir deneyim yaşamasına yardımcı olabilir.
Kısacası, oyun terapi odasındaki her oyuncak, çocuğun dilidir. Çocuk oyunda duygularını ifade edebilir; bizler de o semboller üzerinden iyileşme sürecini destekleyebiliriz.
Emine Sümeyye KOÇYİĞİT/Sosyal Hizmet Uzmanı
