Bugün konumuz çocuklar değil, ebeveynler…
Her anne baba çocuğu için en iyisini ister; onu mutlu, sağlıklı ve güçlü bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlar. Fakat bazen farkında olmadan kendi çocukluk yaralarımızı onlara miras bırakabiliriz.
Çünkü iyileşmemiş çocukluk, yetişkinlikte de ebeveynlikte de kendini gösterir.
Örneğin;
• Sürekli eleştirilen ve mükemmeliyetçi bir ebeveynle büyüdüyseniz, ne kadar çabalarsanız çabalayın kendinizi hep yetersiz hissedebilirsiniz.
• Çocuk olarak görülmemiş, anlaşılmamış, duygularına alan açılmamış biriyseniz, kendi çocuğunuzun ihtiyaçlarını fark etmekte zorlanabilirsiniz. Çünkü görülmeyen biri, görmeyi kolay öğrenemez.
• Değeriniz hep başarıya, notlara, sıralamalara bağlandıysa, ebeveyn olduğunuzda çocuğunuzun başarılarını da kendi değerinize ölçü yapma eğiliminde olabilirsiniz.
• Duygularıyla baş etmekte zorlanan bir ebeveynseniz, çocuğunuzun ağlamasına, öfkelenmesine ya da kaygılanmasına eşlik etmekte zorlanabilirsiniz. Çünkü siz de bir zamanlar duygularınızla tek başına bırakılmışsınızdır.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Ama önemli olan fark etmek…
Çocukluğumuzdan taşıdığımız yaraları fark etmeden sağlıklı bir ebeveynlik geliştirmek çok zordur. Kendimizi tanımak, kendi duygusal geçmişimize bakmak ve iyileşmeye niyet etmek, iyi bir ebeveyn olmanın belki de en temel başlangıcıdır.
Unutmayalım:
Kendimizi iyileştirdikçe, ebeveynliğimiz de iyileşir.
Aleyna KAYA
Psikolog
